|
20.11.1992 / 28289 sayılı Genelge
İlgi: 16.9.1992 gün ve B.02.0.PPGO.12-383 -
22629 sayılı yazımız .
Yanlış imar uygulamalarının ve kaçak
yapılaşmalarının uzun dönemde dahi
telafisinin mümkün olmadığı gerçeği dikkate
alınarak imar uygulamalarında kentsel
çevrenin doğal dokunun (Orman alanları,
kıyılar vb) korunmasına gerekli titizliğin
gösterilmesi çevreyi bozan yapılaşmalara
izin verilmemesi hususunda gerekli
tedbirlerin alınması ilgi yazı ile
bildirilmişti.
Diğer taraftan özellikle ülkemizin kısıtlı
olan içme suyu kaynakların çevresinde
çeşitli yapılaşmaların devam ettiği, çöp ve
moloz döküldüğü ve bu amaca hizmet eden göl,
gölet, baraj ve rezervuarların aşırı
kirlendiği ve kirlenme tehdidi altında
olduğu tespit edilerek mevcut mevzuata göre
etkin uygulama yapılması gerekli
görülmüştür.
2872 sayılı Çevre Kanununa bağlı olarak
çıkarılan 4.9.1988 tarih ve 19919 sayılı
Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren
Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğince içme
suyu kaynaklarının korunması için
uygulanacak planlama esasları ve öngörülen
yasaklar belirtilmiştir.
Bu kapsamda maximum su seviyesinden itibaren
0-300 metreye kadar olan alan Mutlak Koruma
Alanı, 300-1000 metreye kadar olan alan Kısa
Mesafeli Koruma Alanı 1000-2000 metreye
kadar olan alan Orta Mesafeli Koruma Alanı,
2000-Havza Sınırı sonuna kadar olan alan
Uzun Mesafeli Koruma Alanı olarak
belirlenmiş olup, bu alanlarda uyulması
gerekli esaslar ekte gönderilmiştir.
Bu çerçevede, İl hudutları içinde olup
yukarıda tanımlanan alanlarda yer alan
Belediyelerce, bu alanlar içinde planlanan
yerleşim ve faaliyetler hakkında yazılı yada
sözlü olarak veya Belediye Encümen Kararı
şeklinde ve Çevre Bakanlığı’nın bilgisi
dışında izin verilmemesi, adı geçen
Yönetmeliğin yürürlüğe giriş tarihinden
bugüne kadar konut ve sınai faaliyetler için
yönetmeliğe aykırı olarak verilmiş izinlerin
ise iptal edilmesi, yukarıda belirtilen
koruma bantlarında yetkili mercilerden izin
almadan veya tamamen kaçak olarak
gerçekleştirilen her türlü yapının tespit
edilerek bu kaçak yapıların kısa sürede
yıktırılıp arazilerin yeniden eski haline
getirilmesini sağlamak üzere; gereken
tedbirlerin alınması hususunu önemle rica
ederim.
BAŞBAKAN
EKLER:1.(Su Kalitesi Planlama Esasları ve
Yasaklara İlişkin yazı)
SU KİRLİLİĞİ KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ SU
KALİTESİNE İLİŞKİN PLANLAMA ESASLARI VE
YASAKLAR
İÇME VE KULLANMA SUYU TEMİN EDİLEN KITA İÇİ
YÜZEYSEL SULARLA İLGİLİ KİRLETME YASAKLARI
Madde 16)
İçme ve kullanma suyu rezervuarlarının ve
benzeri su kaynaklarının korunmasında, her
kaynak için özel hükümler getirilinceye
kadar aşağıda verilen genel ilkeler ve
koruma alanları geçerlidir.
A) İçme ve kullanma suyu rezervuarları
içinde ve civarında suların kirlenmesine
neden olacak faaliyetler yapılamaz.
B) Çöp ve moloz gibi atıklar bu tür su
kaynaklarına atılamaz ve atılmasına izin
verilemez.
C) Akaryakıt ile çalışan kayık, motor ve
benzeri araçların kullanılmasına izin
verilmez. Yelkenli, kürekli veya akümülatör
ile çalışan vasıtalara ve sallara izin
verilebilir. İstisnai durumlarda, akaryakıt
ile çalışacak su araçlarının kullanılmasına
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü veya Bölge
Müdürlüklerince izin verilir. Bu amaçla
kullanılacak araçlarda oluşabilecek her
türlü atıksu ve sintine suyunun arıtıldıktan
sonra bile içme ve kullanma suyu
rezervuarına boşaltılması yasaktır.
D) İçme ve kullanma suyu rezervuarlarının su
toplama havzaları içinde bulunan devlete,
belediyelere ve kamuya ait araziler koruma
alanları için verilen kısıtlamalara tabidir.
E) Yüzme, balık tutma, avlanma ve piknik
yapmaya, su alma noktasına 300m’den daha
yakın olan yerlerde izin verilemez.
F) İçme suyu temin edilen rezervuarlarda
ihale yoluyla balık avı yapılması yasaktır.
Ancak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nce
ve Çevre Bakanlığı’ndan olumlu görüş almak
kaydıyla, ekonomik bölge oluşturan
rezervuarlarda ihale yoluyla balık avı
yapılmasına izin verilebilir .
MUTLAK KORUMA ALANI
MADDE 17)
İçme ve kullanma suyu rezervuarlarının
maksimum su seviyesinden itibaren 300 m
genişlikteki şerit,mutlak koruma alanıdır.
Söz konusu alanın sınırının su toplama
havzası sınırını aşması halinde, mutlak
koruma alanı havza sınırında son bulur. Bu
alanda aşağıda belirtilen koruma tedbirleri
alınır;
A) Koruma alanı içinde kalan bölge, ilgili
kanunun yetkili kıldığı idarece
kamulaştırılmıştır. Kamulaştırma
işlemlerinin, mevcut kent içi veya kent dışı
yoğun yerleşimler nedeniyle olağanüstü
yüksek harcamaları gerektirebileceği
durumlarda, içme
B) İçme ve kullanma suyu projesine ve mevcut
yapıların kanalizasyon sistemlerinin
ıslahına ait mecburi teknik tesisler hariç
olmak üzere, bu alanda hiçbir yapı yapılamaz
. Bu alanda kalan mevcut yapılar
dondurulmuştur.
C) Çevre düzeni ve amenajman planına
uyularak, bu alan içinde gölden faydalanma,
piknik, yüzme, balık tutma ve avlanma
ihtiyaçları için cepler teşkil edilir. Bu
cepler su alma yapısına 300 m’den daha yakın
olamaz.
D) İdarece gerekli görülen yerlerde alan
çitle çevrilir veya koruma alanı teşkil
edilir.
KISA MESAFELİ KORUMA ALANI
MADDE 18)
İçme ve kullanma suyu rezervuarlarının
mutlak koruma alanı sınırından itibaren 700
m genişliğindeki şerittir. Söz konusu alan
sınırının su toplama havzası sınırını aşması
halinde, kısa mesafeli koruma alanı havza
sınırında son bulur. Kısa mesafeli koruma
alanı içinde;
A) Turizm ve İskan ve sanayii yerlerine izin
verilemez.
B) Çöp ve moloz birikintisine izin
verilemez.
C) Madde 17 B’de anılan mecburi teknik
tesisler ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kanunu kapsamına giren uygulamalar
dışında hafriyat yapılamaz.
D) Sıvı ve katı yakıt depolarına ve mezarlık
kurulmasına izin verilemez. Bu alanda kalan
mevcut yapılar dondurulmuştur.
E) Bu alanın rekreasyon ve piknik amacı ile
kullanılmasına dönük kamu yararları ve günü
birlik turizm ihtiyacına cevap verecek
sökülüp takılabilir elemanlardan meydana
gelen, geçici nitelikte kır kahvesi, büfe ve
benzeri tek katlı yapılara, onanmış çevre
düzeni ve uygulama planlarına ve plan
kararlarına uygun olarak izin verilebilir.
F) Yukarıda E fıkrasında belirtilen
yapıların kapalı kısmının alanı 100 m2 yi
geçemez.
G) Yukarıda E fıkrasında belirtilen
yapıların sıhhi tesisatları Sağlık ve Sosyal
yardım Bakanlığının 19/3/1971 tarih ve 13783
sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak
yürürlüğe giren “Lağım Mecrası İnşası Mümkün
Olmayan Yerlerde Yapılacak Çukurlara Ait
Yönetmelik” hükümlerine göre düzenlenir.
H) Suni gübre ve tarım ilaçları kullanmamak
şartıyla ve hayvancılık hariç olmak üzere,
diğer tarımsal faaliyete izin verilir.
Ayrıca erozyonu arttırıcı metodların
uygulanması önlenir.
I) İmar planı gereği yapılacak yolların bu
alandan geçecek olan kısımlarında sadece
ulaşımla ilgili fonksiyonlara izin verilir.
ORTA MESAFELİ KORUMA ALANI
MADDE 19)
İçme ve kullanma suyu rezervlerinin kısa
mesafeli koruma alanı sınırlarından itibaren
1 km. genişliğindeki şerittir. Söz konusu
alan sınırının su toplama havzası
sınırlarını aşması halinde, orta mesafeli
koruma alanı havza sınırında son bulur. Bu
alanlardaki koruma tedbirleri aşağıda
belirtilmiştir.
A) Bu alanda hiçbir sanayi kuruluşuna ve
iskana izin verilemez.
B) Bu alanda yapılacak ifrazlardan sonra
elde edilecek her parsel 5000 m2’den küçük
olamaz. Bu parsellerin tapu ve kadastro veya
tapulama haritasında bulunan veya var olan
bir yola yapılan ifrazdan sonra en az 25 m.
cephesi bulunması mecburidir.
C) Bu alanda bulunan parsellerde sıhhi ve
estetik mahzur bulunmadığı taktirde parsel
sathının %5’inden fazla yer işgal etmemek,
inşaat alanları toplamı 2 katta 250 m2’yi
saçak seviyelerinin tabii zeminden
yüksekliği h=6,50m’yi aşmamak yola ve parsel
sınırlarına 5 m’den fazla yaklaşmamak şartı
ile, bir ailenin oturmasına mahsus bağ veya
sayfiye evleri veya eğlence veya turizm
tesisleri ile bu gibi tesislerin müştemilat
binalarının yapılmasına izin verilebilir. Bu
alanda ayrıca, entegre tesis niteliğinde
olmayan mandıra, kümes, ahır, ağıl, su ve
yem depoları, hububat depoları, gübre ve
silaj çukurları arıhaneler, balık üretim
tesisleri ve un değirmenleri gibi konut dışı
yapılar, mahreç aldığı yola 10 m.’den,
parsel hudutlarına 5 m. den fazla
yaklaşmamak ve inşaat alanı katsayısı % 55’i
ve yapı yüksekliği h=6.50 m’yi geçmemek
şartıyla yapılabilir. Beton temel ve çelik
seralar yaklaşma mesafelerine uyulmak şartı
ile inşaat alanı katsayısına tabi değildir.
Beton temel ve çelik çatı dışındaki basit
örtü mahiyetindeki seralar ise yukarıda
belirtilen çekme mesafeleri ve inşaat alanı
katsayısına tabi değildir. Ayrıca bu
tesisler hakkında Tarım Orman ve Köy İşleri
Bakanlığı Taşra Teşkilatının uygun görüşünün
alınması ve başka bir amaçla
kullanılmayacağı hususunda tesis
sahiplerince ilgili idareye noterlikçe
tasdikli yazılı taahhütte bulunulması
gerekmektedir. Bu maddede anılan yapılar
ilgili Bakanlık ve kuruluşlarca hazırlanmış
bulunan 1/150 veya 1/100 ölçekli tip
projeler üzerinden yapılabilir. Ayrıca tüm
yapıların imar mevzuatına uygun olarak
yapılması gerekir.
D) Atık sular, ancak “Teknik Usuller
Tebliği”nde verilecek sulama suyu kalite
kriterlerine uygun olarak arıtıldıktan sonra
sulamada kullanılabilir.
E) Hiçbir şekilde maden ocağı açılmasına ve
işletmesine izin verilmez.
F) Bu yörede suni gübre ve tarım ilaçları
kullanmak şartı ile tarım yapılabilir.
G) Bu yörede çöp dökme ve imha alanlarına
izin verilmez.
UZUN MESAFELİ KORUMA ALANI
MADDE 20)
İçme ve kullanma suyu rezervuarının yukarıda
tanımlanan koruma alanlarının dışında kalan
su toplama havzasının tümü uzun mesafeli
koruma alanıdır. Bu alanda aşağıda
belirtilen koruma tedbirleri alınır.
A) Bu alanda kirletici nitelik taşıyan sıvı,
gaz ve kati atıklar üreten yeni sanayi
kuruluşlarına izin verilmez.
B) Uzun mesafeli koruma alanında yerleşik
bulunan mevcut tesislerin ise bu koruma
alanından uzaklaştırılmaları esastır. Ancak
bu mümkün olmadığı taktirde yukarıda A
bendinde bahsi geçen sıvı, gaz ve katı
atıkların ekonomik uygulanabilirliği
ispatlanmış ileri teknoloji seviyesinde
arıtma ve bertaraf teknikleri ile
uzaklaştırılması ilgili idare tarafından
istenecektir.
C) İçme ve kullanma suyu rezervuarını
besleyen tüm sulara, akar ve kuru derelere
hiçbir surette atıksu veya atık deşarjı
yapılamaz. Bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren 19. Maddenin C bendinde
belirtilenlerin dışında yeni iskana ve 20.
Maddenin A bendinde belirtilen türde sanayi
kuruluşlarına izin verilemez. Ancak yer
değiştirmesi mümkün olmayan mevcut iskan
bölgelerinden kaynaklanan atıksuların bu
yönetmeliğin beşinci bölümünde verilen
deşarj sınırlamalarının ötesinde,
rezervuardaki suyun Tablo 1’de yer alan kıta
içi su kaynaklarının sınıflarına kalite
kriterlerini bozmayacak şekilde arıtılarak
deşarjına izin verilebilir. Katı atık
atılamaz .
D) İçme ve kullanma suyu rezervuarlarının
havadan ve erozyon nedeniyle topraktan
kirlenmesine karşın gerekli tedbirlerin
alınması sağlanır.
E) Bu yörede kontrollü çöp depolama ve imha
alanlarının kurulması ilgili idarece Çevre
Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak
yapılabilir.
18.12.1992 / 03 sayılı Genelge
İLGİ: 20.11.1992 tarihli B.02.0.PPG.0.12.383
- 28289 sayılı Başbakanlık Genelgesi .
İlgi genelge ile 2872 sayılı Çevre Kanuna
bağlı olarak çıkarılan 4.9.1988 tarih ve
19919 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak
yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrol
Yönetmeliği gereğince içme suyu
kaynaklarının korunması için uygulanacak
planlama esasları ve öngörülen yasaklar
belirtilerek; yönetmelik gereği söz konusu
kaynakların çevresinde oluşturulan koruma
alanları içinde planlanan yerleşim ve
faaliyetler için Çevre Bakanlığı’nın bilgisi
dışında izin verilmemesi ve bu faaliyetler
için şimdiye kadar yönetmeliğe aykırı olarak
verilen izinlerin iptali ve söz konusu
bantlar içinde kaçak olarak yer alan her
türlü yapının tespit edilerek yıkılması
istenmiştir.
İlgi genelge gereklerinin yerine getirilmesi
sırasında çalışmaların Bakanlığımız
tarafından izlenebilmesi amacıyla;
1) İliniz hudutları dahilinde bulunan içme
suyu kaynaklarının adı, yeri, kapasitesi,
anılan yönetmeliğin Tablo 1’deki
kriterlerine göre kapasitesi ve içme suyu
temini amacı ile hangi yerleşimler
tarafından kullanıldığının bildirilmesi,
2) İliniz hudutları dahilinde bulunan içme
suyu kaynakları çevresinde Su Kirliliği
Kontrolü Yönetmeliğince belirlenen Mutlak
(0-300 m) ve Kısa (300-1000m) Mesafeli
Koruma Alanları içerisindeki yapılaşmaların
tespiti amacıyla söz konusu alanlar
içerisinde kalan ve 9.5.1985 tarihinde
yürürlüğe giren 3194 sayılı İmar Kanunu‘na
uygun olmasına rağmen 4.9.1988 tarihinde
yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrol
Yönetmeliğine aykırı olarak yapılan
binalarla, tamamen kaçak olarak yapılan
yapıların ekte örneği sunulan çizelgeyi bina
bazında dökümünün yapılması,
3) Bu iki koruma bandında yer alan ve
tamamen kaçak olan yapıların sahiplerine söz
konusu yapının yıkılması için mücavir alan
için Belediyeler, mücavir alan dışında ise
mülki amirliklerce makul bir sürenin
verilerek, bu sürenin dolmasını takiben
yıkım işlerinin yaptırılması ve
Bakanlığımıza bildirilmesi,
4) Yönetmeliğin 17 - D maddesi gereğince
Mutlak Koruma Bandı, (0-300m) içerisinde
kaynağın korunabilmesi için çitle çevrilmesi
(harita üzerinde) gereken veya başka bir
önlem gerektiren yerlerin tespit edilerek
gerekenin yapılması ve Bakanlığımıza
bildirilmesi,
5) Mutlak Koruma Bandı (0-300m) içerisinde
kalan bölgede, kaynağın korunabilmesi için
kamulaştırma zarureti olan yerlerde belediye
sınırları içinde Belediye Başkanlığı,
belediye başkanlığı sınırları dışında ise
Mülki amirliklerce kamulaştırılması
öngörülen alanların belirlenerek
Bakanlığımıza bildirilmesi,
6) İçmesuyu kaynağının Orta (1000-2000 m) ve
Uzun (2000m - Su toplama havza sınırı)
Mesafeli Koruma alanları içinde Yönetmelikte
belirlenen esaslar ve oranlar dahilindeki
yapılar dışında, bu esaslara aykırı olan
yapıların ekte verilen forma işlenmesi
ayrıca bu tür yapılaşmaların özellikle
teşebbüs edildiği anda müdahale edilerek
önlenmesi için tüm tedbirlerin alınması ve
gerekli denetimlerin yapılması ,
7) Erozyonu önlemek amacıyla içme suyu
kaynağının Uzun Mesafeli Koruma alanı
(2000m-su toplama havzası) içerisinde kalan
kısımda diğer koruma bantlarında olduğu gibi
Orman Bakanlığı’nın da desteği ile
ağaçlandırılma çalışmaları yapılması,
8) Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin
20.maddesi uyarınca Uzun Mesafeli Koruma
alanında kirletici nitelik taşıyan sıvı, gaz
ve katı atıkları üreten yeni sanayi
kuruluşlarına kesinlikle izin verilmemesi
(sanayilerin kirleticilikleri hakkında fikir
vermesi bakımından Çevre Bakanlığı
tarafından 26.5.1991 tarih 20882 sayılı
Resmi gazetede yayınlanan 91/1551 numaralı
Bakanlar Kurulu Kararındaki “Çevre
Kirliliğine Yol Açan İşletmelerin Faaliyet
Kollarına Göre Gruplarını Gösterir Liste
(I)” ile 26.10.1983 tarih 18203 sayılı
Resmi gazetede yayımlanan Gayri Sıhhi
Müesseseler Yönetmeliğindeki “Gayri Sıhhi
Müesseselerin Sınıflarını Gösterir Liste (II)”
ekte gönderilmektedir.
9) Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin
5.maddesi gereğince su kaynaklarından etkin
biçimde yararlanılabilmesi ve bu kaynakların
kullanım alanlarının önceden hazırlanmış bir
havza planına uygun olması gerekmektedir. Bu
amaçla kaynakların halen mevcut kalitesinin
kullanım alanları için gerekli kalite
kriterlerine uygunluğunun tespitini ve havza
planının havzadaki ilgili Valiliklerce ve
ilgili Devlet Su İşleri Bölge
Müdürlüklerince yapılması gerekmektedir. Bu
nedenle konuyla ilgili mevcut bilgilerin
derlenmesi, su kalitesine ait verilerin
sağlanarak üç aylık raporlar halinde
Bakanlığımıza bildirilmesi ve halen planı
bulunmayan havzalarda bu çalışmaların
ivedilikle başlatılması ,
10) Su kaynakları, kaynağın içinde yer
aldığı mülki amirliklerce, büyük şehirlerde
ise Büyükşehir Belediyelerince kurulmuş
bulunan Su ve Kanalizasyon İdarelerince (ASKİ,
İSKİ ve İZSU gibi) en etkin biçimde
korunabilmekte, ayrıca 1593 sayılı Umumi
Hıfzıssıhha Kanunu’nun 237 ve 238 Maddeleri
de, su kaynağı kendi sınırlarının dışında da
olsa suyu kullanan belediyelere, kaynağı
korumada yetki ve sorumluluk vermektedir.
Bu nedenle;
İçme suyu kaynaklarının korunmasında gereken
hassasiyetin gösterilmesi, yanlış
planlamalara fırsat verilmemesi ve kaçak
faaliyetlerin önlenmesi bakımından havzadaki
her türlü faaliyetin izlenmesi,
Yukarıdaki 8. ve 9. Maddeler hariç anılan
hususları kapsayan bilgilerin ekte verilen
forma göre doldurularak aylık raporlar
halinde Bakanlığımıza gönderilmesi,
İlgide yer alan Başbakanlık genelgesine
uymayan belediye yetkilileri hakkında yasal
işlem yapılarak Bakanlığımıza
bildirilmesini,
önemle rica ederim.
ÇEVRE BAKANI
DAĞITIM LİSTESİ :
Tüm Valiliklere
Büyükşehir Belediye Başkanliklari
Belediyeler (Yüzeysel su kaynaklarında içme
suyu temin eden veya sınırları içerisinde bu
tür kaynakları bulunan belediyeler)
Devlet Su işleri Genel Müdürlügü
İller Bankası Genel Müdürlüğü
Sapanca Gölü çevresindeki Belediyeler :
Adapazarı, Sapanca, Kırkpınar, Maşukiye,
Eşme, Arifiye, Serdivan.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun
270’inci maddesi gereğince Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığı’nın da görüşü alınarak
Bakanlığımızca düzenlenen gayri sıhhi
müesseselerin sınıflarını gösterir liste
A) BİRİNCİ SINIF GAYRİ SIHHİ MÜESSESELER :
1- Çimento fabrikaları,
2- Seramik ve porselen fabrikaları,
3- Kireç, alçı ve zımpara fabrikaları
4- Blok mermer işleme yerleri ,
5- Galeri veya kuyu açarak işletilen veya
patlayici madde kullanilarak işletilen her
türlü taş ve maden ocaklari,
6- Çeşitli usullerle maden cevheri
zenginleştirme yerleri ,
7- Her nev’i maden döküm atölyeleri,
haddehaneler ve demir-çelik fabrikaları,
8- 50 Hp’den fazla motor gücü kullanan her
nev’i elektromekanik, elektromanyetik ve
madeni eşya imal, işleme, montaj ve tamir
yerleri madeni eşya emayeleme, plastik veya
diger maddelerde kaplama yerleri,
9- Gemi inşaa, tamir ve söküm yerleri,
10- Harf dökümü yapan yerler ile 50 HP’den
fazla motor gücü kullanan matbaalar ve baskı
yerleri,
11- Kömür tozunu prese ederek malzeme imal
eden yerler,
12- Katran ve katrandan gaz üretim yerleri,
13- Alkol istihsal ve tasfiye yerleri ,
14- Yangın söndürme tüplerinde kullanılan
kimyasal maddelerin üretildiği yerler,
15- Selüloz ve selüloit fabrikaları,
16- Her nev’i kağıt fabrikaları,
17- Kauçuk ve lastik eşya imal yerleri ,
lastik kaplama tesisleri,kablo fabrikalari,
18- Plastik hammaddesi üreten tesisler,
19- Patlayıcı maddeler sanayii, motor
fitili,maytap imalathaneleri , karpit, sıvı
asetilen, sentetik benzin, azotperoksit imal
ve dolum tesisleri,
20- Azot okjisen, karbondioksit, flor,
amonyak gibi gazların veya bileşiklerinin
üretim ve dolum tesisleri,
21- Her türlü sabun fabrikası,
22- Sülfonalama yapılan deterjan imal
yerleri,
23- Çamaşir sodasi ve çivit imal yerleri,
24- Gliserin, yağ asitleri, sülfirik asit,
hidroklorik asit, klor vb. kimyasal maddeler
üreten yerler ile azot sanayi ve gübre
fabrikaları,
25- Nişadir fabrikalari,
26- Madeni ve nebati boya,cila,vernik
fabrika ve atölyeleri,
27- Cam ve cam eşya fabrikalari
28- Melamin eşya imal yerleri,
29- Plaksi glas, poliester imalathaneleri,
30- Zirai mücadele ilaçları, insektisit,
rodentisit, mollulisit vb. üretim, depolama,
ambalajlama ve toptan satış yerleri,
31- Bitümlü karton, mukavva fabrikaları,
32- Deri yakma ekstrakları (zırnık) üretim
yerleri,
33- Eter vb. maddeleri üretim yerleri
34- Sun’i deri, kürk ve muşamba imal
yerleri,
35- Asfalt ve zift kaynatma ve eritme
yerleri,
36- Tutkal fabrikaları,
37- Her türlü film ve film banyosunda
kullanılan kimyasal maddelerin üretim
yerleri ,
38- Termik elektrik santralleri ,
39- Havagazı ve kok fabrikaları,
40- Lavar (kömür yıkama) tesisleri,
41- Petrol rafinerileri ve petrokimya
tesisleri,
42- LPG dolum tesisleri ve depoları,
43- Asfalt üretme ve işleme yerleri ile
depolari,
44- Pil, batarya ve akü imal yerleri,
45- Kibrit fabrikaları,
46- Gaz maske fabrikaları ,
47- Her türlü gaz imal ve dolum tesisleri,
48- Halı fabrikaları,
49- 50 HP’den fazla motor gücü kullanan
dokuma ve konfeksiyon fabrikaları,
50- Ağacın kimyasal prosese tabi tutulduğu
sanayiler,kontrplak,ağaç kaplama ve sun’i
tahta yapan yerler ,
51- Sun’i halı vb. yer döşemeleri
fabrikaları,
52- Ağaç lifi ve ağaç lifinden mukavva
yapılan yerler,
53- Kurşun kalem fabrikalari,
54- Ağaç damıtım ürünleri tesisleri,
55- Solvent kullanmak sureti ile
ekstraksiyon yapan bütün nebati ve hayvani
yağ tasirhaneleri, rafineri tesisleri,
56- Şeker fabrikalari,
57- Günlük olarak 5000 litreden fazla süt
işleyen tereyagi, peynir ve yogurt
imalathaneleri, mandiralar,
58- Süt, pastörize ve strelize tesisleri,
59- Süt tozu ve konserve süt fabrika ve
atölyeleri
60- Ham deri işleme ve ham deriden hareketle
eşya imal eden yerler,
61- 50 HP’den fazla motor gücü kullanan ve
işlenmiş deriden eşya imal eden yerler,
62- Hayvan kesim yerleri ve kombinalar,
63- Rendering tesisleri,
64- Kullanılmayan et ve hayvan cesetlerinin
izalesi için yakma tesisleri,
65- Kökeni hayvansal olan maddelerden balık
unu, balık yağı, yem, yemlik, preparat
tutkal ve benzeri maddelerin imal edildiği
yerler,
66- Bağırsak temizleme ve işleme yerleri,
67- Su ürünleri, salyangoz, kurbağa vb.
işleme yerleri,
B) İKİNCİ SINIF GAYRİ SIHHİ MÜESSESELER:
1- Tuğla ve kiremit fabrikaları, kireç
ocağı,
2- Prefabrik konut malzemeleri,ytong yapı
elemanları imalathaneleri, volkanik taş
işleyerek elde edilen hafif malzeme yapı
fabrikaları,
3- Değirmen taşı ve biley taşı atölyeleri,
4- Alçı, kireç, tebeşir, kuvars taşı vb.
değirmenleri,
5- Çakıl, kum, curuf, çimento vb.
maddelerden motor gücü kullanarak yapı,
yalıtım, döşeme vs. malzemeleri imal
yerleri,
6- Mermerin ikinci işleme yeri ,
7- Mozaik imal yeri,
8- Patlayıcı madde kullanılmayan ve açık
sistemle işletilen taş ve maden ocakları ,
9- Maden cevheri depolama yerleri ,
10- 5-50 HP arasında motor gücü kullanan her
nev’i elektromekanik ve elektromanyetik ve
madeni eşya imal işleme ve tamir atölyeleri,
11- Harf döküm yapmayan ve 5-50 HP gücünde
motor gücü kullanan matbaalar ve baskı
yerleri,
12- Kurşun, kalay ve benzeri maddelerden
tüp,klişe ve harf gibi malzemenin imal
edildigi yerler,
13- Plastik, plasiglas, poliester vb.
maddelerden eşya, oyuncak, reklam levhalari
vb. yapan yerler,
14- Oto lastik tamir atölyeleri,
15- Temizlik tozu imalathaneleri ,
16- Çamaşir suyu imalathaneleri,
17- Zirai mücadele ilaçları, insektisit,
rodentsit ve benzeri maddelerin perakende
satış yerleri,
18- Mum ve balmumu üretim yerleri,
19- Tarak imalathaneleri,
20- Asit ve baz depoları,
21- Camdan ayna ve benzeri madde imal
yerleri,
22- Tıbbi müstahzarat laboratuvarları,
23- Amonyak imalathaneleri,
24- Sülfonalama yapılmayan deterjan imal
yerleri,
25- Zamk ve yapıştırıcı madde
imalathaneleri,
26- Dizel jeneratörler,
27- Akaryakıt depoları ve satış yerleri,
28- LPG perakende satış yerleri,
29- 25 tondan fazla odun kömür bulunduran
veya 5 HP gücünden fazla muharrik kuvvet
kullanan odun ve kömür depoları,
30- Torba yakıt üretim yerleri ,
31- Akü tamir yerleri,
32- Kuru temizleme yerleri,
33- Halı, kilim dokuma ve boyama atölyeleri,
34- Sentetik elyaf fabrikası,
35- Isıtıcı minder imalathaneleri,
36- Pamuk ihzar fabrika ve atölyeleri (
Çırçırlar),
37- Linters, idrofil pamuk üretim yerleri,
38- Yün, kıl, tiftik, kuştüyü vb. yıkama ve
işleme tesisleri,
39- Yün, pamuk ve ipek atölyeleri ile boyama
yerleri,
40- 5-50 HP motor gücü kullanan dokuma ve
konfeksiyon atölyeleri,
41- Her nev’i fırça imal yerleri,
42- Mobilya ve oto döşeme atölyeleri,
43- Kumaş atiklari ve eski kumaşlardan yün
imal yerleri,
44- 5 HP gücünden fazla motor gücü kullanan
her nev’i ağaç eşya imal, işleme ve tamir
yerleri,
45- Tomruk ve kereste depoları,
46- Günlük olarak 500-5000 litre süt işleyen
tereyagi, peynir ve yogurt imalathaneleri,
mandiralar,
47- Yenecek mantar üreten yerler,
48- Soğuk hava depoları (motor gücü 10
HP’den yukarı),
49- Un, makarna , bisküvi ve ekmek
fabrikaları,
50- Çay fabrikaları,
51- Atölye ve mahiyetindeki yağ imal
yerleri,
52- Glikoz, nişasta, dekstrin (kola) ve
emsali maddeler imalathaneleri,
53- Meşrubat üretim tesisleri,
54- Frigo, koko, eskimo ve dondurmayı
fabrikasyon halinde üreten yerler ,
55- Tütün işleme yerleri ve sigara
fabrikalari,
56- Şeker veya şeker şerbetinden şekerli
maddeler üreten yerler (Günlük 250 kg’dan
fazla şeker işleyen yerler), tahin, helva,
pekmez vs. imal yerleri,
57- Alkollü içki üreten yerler,
58- Meyve ve sebze işleme yerleri,
59- Meyan kökü, şerbetçi otu vb. gibi
bitkilerin işlendigi yerler,
60- Ciklet fabrikaları
61- Maya imalathaneleri,
62- Ham tuz üretme, işleme yerleri ve tuz
fabrikalari ,
63- Yemek fabrikaları,
64- Hayvansal yağların eritildiği yerler,
65- Et ve sakatat işleme yerleri,
66- Steril katküt imalathanesi,
67- 5-50 HP arasında motor gücü kullanan ve
işlenmiş deriden eşya imal eden yerler,
68- Herhangi bir işlem yapilmayan ham deri
depolari,
69- İşlenmiş bağırsaktan eşya imal yerleri
,bağırsak depoları,
70- Bitkisel yemleri ve hazır preparatlardan
karma yemleri üreten tesisler,
71- Nakliyat, ticaret, komisyon, ithalat ve
ihracat işleriyle ilgili depolar,
72- Her nev’i hurda depoları,
73- 50’den fazla büyük baş, 200’den fazla
küçük baş ve 500’den fazla kümes hayvani ile
10’dan fazla domuz bulunduran hayvan
barinaklari,
74- Çöp içindeki organik maddelerden gübre
yapma tesisleri,
75- Mürekkep üretim yerleri,
76- Bitkisel liflerden sicim, halat, hasır
vb. üretim yerleri,
77- Buz üretim yerleri,
78- Sun’i inci, boncuk vb. üretim yerleri,
79- Boya, cila ve poliester işlemi yapilan
yerler,
80- Balata imal yerleri,
81- Oto bakım ve servis istasyonları,
82- Düğme, fermuar, şemsiye vb. imal
yerleri,
C) ÜÇÜNCÜ SINIF GAYRİ SIHHİ MÜESSESELER:
1) İnşaat malzemeleri depo ve satış yerleri,
kum ocakları,
2) Sırlı, sırsız, çanak, çömlek, küp ve
benzeri toprak mamülleri imalathaneleri,
3) Çakıl, kum, curuf, çimento ve benzeri
maddelerden motor gücü kullanılmaksızın
yapı, yalıtım, döşeme vb. malzeme imal
yerleri,
4) Çini atölyeleri,
5) 5 HP’den az motor gücü kullanan veya
motor kullanmaksızın iptidai usullerle
çalışılan her nev’i elektromekanik,
elektromanyetik ve madeni eşya imal, işleme
ve tamir atölyeleri ,
6) Harf dökümü yapmayan ve 5 HP’den az motor
gücü kullanan matbaalar,
7) Film halindeki plastikten naylon torba
vb. eşya yapan yerler,
8) Saf su ve asitli su imalathaneleri ,
9) Tuz ruhu doldurma yerleri,
10) Fotoğraf filmi renklendirme ve boyama
yerleri,
11) Kağıttan çeşitli kırtasiye malzemesinin
yapıldığı yerler,
12) Kolonya vb. tuvalet malzemeleri
imalathaneleri ,
13) 25 tondan az odun ve kömür bulunduran
veya 5 HP gücünden az muharrik kuvvet
kullanan odun kömür depoları,
14) Fötr şapka ve keçe imal yerleri ,
15) Halı, elbise ve çamaşır yıkama ve
temizleme yerleri ,
16) 5 HP’den az motor gücü kullanan dokuma
ve konfeksiyon atölyeleri,
17) Bez ve benzeri dokuma baskı yapılan
yerler,
18) 5 HP gücünden az motor gücü kullanan
veya motor kullanmaksızın iptidai usullerle
çalışan her nev’i ağaç eşya imal, işleme ve
tamir yerleri,
19) Günlük olarak 150 litreden daha az süt
işleyen tereyagi, peynir ve yogurt
imalathaneleri ve depolari ,
20) Un değirmeni ,
21) Ekmek, simit vb. fırınları,
22) Çalkarheneler,
23) Küçük çapta dondurma imalathaneleri,
24) Tuz öğütme yerleri,
25) Mamül şekerden her nev’i şekerleme
imalathaneleri (günlük 250 kg’dan az şeker
işleyen yerler),
26) Tahıl , baharat vs. ambalajlama yerleri,
27) Kahve ve kuru yemiş hazirlama yerleri,
28) Karbonat üretim ve ambalajlama yerleri,
29) Yufka ve pasta imalathaneleri,
30) Tarla balıkçılığı,
31) 10 Hp gücüne kadar motor kullanan soğuk
hava depoları,
32) Tiftik ve yapağı depoları,
33) 5 HP takatından az motor gücü kullanan
ve işlenmiş deriden eşya imal eden yerler,
34) Kuru kemik, boynuz, fildişi gibi hayvani
malzemenin mekanik usül ve vasitalarla
işlendigi yerler,
35) İşlenmiş veya kurutulmuş deri depoları,
36) 15-50 büyük baş, 50-200 küçük baş,
100-500 kümes hayvani ve 10’dan az domuz
bulunan hayvan barinaklari,
37) Peruk ve sunni çiçek yapım yeri,
38) Mamül süngerden eşya imal yeri,
39) Hamam ve saunalar,
40) Cilt atölyeleri.
21.12.1993/8825
1993/ sayılı Genelge
Sahip olduğumuz doğal güzelliklerin yanında,
tarihi ve kültürel zenginliklerimize bağlı
olarak ülkemizdeki iç ve dış turizm
hareketleri giderek artmaktadır. Bunun
sonucu başta sahillerimiz olmak üzere
çeşitli yörelerimizde otel, motel, yazlık
site, kamp alanları ve eğitim siteleri gibi
kamu ve özel sektöre ait dinlenme ve turizm
amaçlı tesisler kurulmuş ve her geçen gün
bunlara yenileri eklenmektedir. Bunun
yanında, son yıllarda başta
üniversitelerimiz olmak üzere çeşitli kurum
ve kuruluşlarımızın şehir merkezleri dışında
kurulan modern kampüs ve sitelerde
faaliyetlerini sürdürdükleri memnuniyetle
izlenmektedir.
Sürdürülen ekonomik ve sosyal kalkınma
çabalarımızın olumlu birer göstergesi olan
bu gelişmeler taktirle karşılanmakla
birlikte, yerinde yapılan denetimlerden
Bakanlığımıza iletilen yazılı ve sözlü
şikayetlerden ve basın yayın organlarında
yer alan çeşitli haberlerden, yasaların açık
hükümlerine rağmen söz konusu tesislerin bir
kısmında arıtma sitelerinin bulunmadığı
tespit edilmektedir.
Bu durum bir yandan 2872 sayılı Çevre Kanunu
ve bu Kanuna göre çıkarılan 19919 sayılı Su
Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nin aşağıda
belirtilen açık hükümlerinin ihlaline yol
açmakta, bir yandan da söz konusu tesislerin
varlık nedeni olan çevre değerlerinin
bozularak yokolmasına neden olmaktadır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8. Maddesine
göre “Her türlü atık ve artığın,
çevreye zarar verecek şekilde, ilgili
yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve
yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı
biçimde alıcı ortama vermek, depolamak,
taşımak , uzaklaştırmak ve benzeri
faaliyetlerde bulunmak yasaktır.
Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda
ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin
meydana geldiği hallerde kirleten,
kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini
gidermek veya azaltmak için gerekli
tedbirleri almakla yükümlüdürler.”
Aynı Kanunun 11. Maddesine göre de
“Gerçekleştirilmesi planlanan kurum ve
işletmeler mevzuatta öngörülen aritma tesisi
veya sistemlerini müstakil veya ortak olarak
yapmakla yükümlüdürler . Aritma tesis veya
sistemleri kurulup işletmeye hazir hale
getirilmedikçe, kurum, kuruluş ve
işletmelere işletme ve kullanim izni
verilmez.
Atık ve artıkların doğrudan veya dolaylı
şekilde alıcı ortama verilmesinde
uygulanması gereken teknik usuller alıcı
ortamın özelliği ve o ortamdan yararlanma
imkanları gözönünde tutularak yönetmelikle
belirlenir.”
Kanun’un “Faaliyetlerin Durdurulması”
başlıklı 15. Maddesi “Bu Kanunda
yazılı yasaklara aykırı hareket eden veya
Kanunla belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmeyen kurum, kuruluş ve işletmelere
mahallin en büyük mülki amiri bu yasaklara
aykırı faaliyetleri düzeltmek ve kanunda
belirtilen yükümlülükleri yerine getirmek
üzere bir süre verir.
Bu süre sonunda bunları yapmayan kurum,
kuruluş veya işletmelerin faaliyeti, yasağın
veya yerine getirilmeyen yükümlülüğün çeşit
ve niteliğine göre kısmen veya tamamen
sürekli veya süresiz olarak durdurulur”
hükmünü getirmektedir.
19919 sayılı Su Kirliliği Kontrol
Yönetmeliği 37. Madde 8. Bendinde ise;
“ilgili idare bir alıcı su ortamının
mevcut kullanım amaçlarının olumsuz yönde
etkilenmesini önlemek veya kalitesini
düzeltmek amacı ile alıcı su ortamına
deşarja izin vermemek veya deşarjları bu
yönetmelikte öngörülen sınırların ötesinde
kısıtlamakla yetkilidir “ hükmü yer
almaktadır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun yukarıda
belirtilen açık hükümleri çerçevesinde
Bakanlığımızca aşağıda tedbirlerin alınması
gerekli görülmektedir.
1. İl sınırımız içinde faaliyet gösteren ve
arıtma tesisi olmayan otel, motel, yazlık
site, tatil köyü, kampüs ve benzeri
tesislerin en kısa sürede 19919 sayılı Su
Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Madde 32’de
belirlenen deşarj standartlarını sağlayacak
şekilde arıtma tesislerini kurmaları
gerekmektedir.
2. Arıtma tesisi mevcut olan işletmelerin
sürekli denetlenerek Yönetmeliğe uygun
çalıştırılmasının sağlanması, buna
uymayanlar hakkında 2872 sayılı Çevre
Kanunu’nun ilgili hükümleri gereği işlem
yapılmalıdır.
3. Arıtma tesislerinden çıkan arıtılmış
suların 7.1.1991 tarih ve 20748 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Teknik Usuller
Tebliği’nin 46. Maddesinde belirlenen
esaslar çerçevesinde, ağaçlandırma, bahçe
sulama gibi ihtiyaçların karşılanmasında
kullanılmasını teşvik edecek tedbirlere
öncelik verilmelidir. Böylelikle su
tasarrufu yanında çevrenin ağaçlandırılması
ve yeşillendirilmesi sağlanacaktır.
4. 19919 sayılı Su Kirliliği Kontrol
Yönetmeliği’nin 34, 35, 36 ve 42.
Maddelerinde yer alan esas ve sınırlamalar
çerçevesinde yeterli seyreltme kapasitesinin
bulunduğunun ayrıntılı mühendislik
çalışmaları ile belirlenmesi halinde, Çevre
Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak atık
suların derin deniz deşarjı ile bertarafına
izin verilebilmektedir. Bilindiği gibi bu
tür deşarjlar tam arıtma olmayıp, alıcı
ortamların seyreltme kapasitelerine dayalı
bertaraf yöntemleridir. Bu nedenle
Yönetmelikle çok özel sınırlayıcı hükümler
getirilmiştir.
Ancak, bugüne kadar yapılan uygulamalarda
otel, motel, yazlık site, tatil köyü ve
kampüs gibi bir çok tesisin derin deniz
deşarjı ile bertaraf yöntemlerini tercih
ettikleri, yönetmelikte yer alan sınırlayıcı
hükümlerin yeterince değerlendirilmeden ve
bazılarına da Bakanlığımız uygun görüşü
alınmadan derin deniz deşarjı izin verildiği
anlaşılmaktadır.
Bunun sonucu başta deniz suyu hareketlerinin
kisitli oldugu yari kapali koy, körfez,
haliç, nehir agzi ve lagünler olmak üzere
kiyilarimizda yogun kirlilik oluşmaktadir.
Denizlerimizde mevcut kullanım amaçlarının
olumsuz yönde etkilenmesini önlemek ve su
kalitelerini daha iyiye götürebilmek için
bundan sonra; sözkonusu tesislerden gelecek
derin deniz deşarjı taleplerinin kabul
edilmeyerek Su Kirliliği Kontrolü
Yönetmeliği Tablo 21’de verilen deşarj
standartlarını sağlayacak şekilde arıtma
tesisi kurma zorunluluğu getirilmesi;
Ancak, Tablo 21’de verilen deşarj
standartlarini saglayacak aritma tesisi
kuran işletmelere derin deniz deşarji izni
verilmesi ;
Gerekmektedir.
Uygulamanın ivedi olarak bu Genelge
hükümlerine göre yapılmasını, gelişmelerle
ilgili bilgilerin aylık sürelerle,
Bakanlığımıza düzenli olarak gönderilmesini
ve Genelgenin alındığının teyid edilmesini;
Önemle rica ederim.
ÇEVRE BAKANI
10.2.1994/1074 sayılı Genelge
2872 sayılı Çevre Kanunu’na göre
hazırlanarak 4 Eylül 1988 tarih ve 19919
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrol
Yönetmeliği’nin 52. Maddesinde
“Üretimleri sonucunda atıksu oluşturan
kurum, kuruluş ve işletmeler için her türlü
atıksu deşarjı denetimi; 2872 sayılı Çevre
Kanunu’nun 3416 sayılı Kanunla değişik 12.
Maddesi uyarınca Çevre Bakanlığınca yapılır.
Ancak Mülki Amirler, Sağlık Bakanlığı,
Büyükşehir ve Şehir Belediye Bakanlıkları
ile Liman Başkanlıkları: 1593 sayılı Umumi
Hıfzıssıhha, 5442 sayılı İller İdaresi, 1580
sayılı Belediye, 3030 sayılı Büyükşehir
Belediyeleri ve 618 sayılı Limanlar
Kanunlarındaki yetkileri doğrultusunda
denetim yapabilirler” hükmü yer
almaktadır. Ancak, Bakanlığımızca, Su
Kirliliği Kontrol Yönetmeliği çerçevesinde
bugüne kadar sürdürülen denetimlerin gerekli
titizlikle yürütülemediği ve uygulamada
farklılıkların ortaya çıktığı
gözlenmektedir. Su Kirliliği Kontrol
Yönetmeliği çerçevesinde yapılacak
denetimlerde ülke çapında eşit benzer
uygulamaların yürürlüğe konulabilmesi
amacıyla, anılan yönetmelik çerçevesinde
denetim faaliyetlerini yürütecek elemanların
çevre korunmasına ilişkin önlemleri ve
bunlara ilişkin düzenlenecek idari
nitelikteki cezai işlemlerin uygulanması
sırasında aşağıdaki hususlara uygun hareket
edilmesinde gerek ve yarar götürülmektedir.
Bu hususlar :
1- Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin 37.
Maddesine göre alıcı su ortamlarına her
türlü evsel ve/veya endüstriyel nitelikli
atıksuların doğrudan deşarjı için idareden
izin alınması istenilen çıkış suyu
kalitesinin sağlanması gerekmektedir. Bu
nedenle kurum/kuruluş ve işletmelerin deşarj
izin belgelerini almaları ve SKKY’de
istenilen deşarj limitlerini sağlamaları
konusunda gerekli işlemler yapılmalıdır.
2- Arıtma tesisi bulunmayan ve SKKY’de
ilgili sektör için verilen limitlerin
üzerinde deşarj yapan kurum/kuruluş ve
işletmeler için Çevre Kanunu’nun 11.
Maddesinin 1. Fıkrasına göre işlem yapılır.
Atıksu arıtma tesisi kurması ve istenilen
deşarj limitlerini sağlaması için işletmenin
cinsine ve kapasitesine göre 3-6 ay süre
verilir. Tutanağın tutulduğu tarihten
itibaren 15 gün içinde işletme, kuracağı
arıtma tesisi ile ilgili İş Temin Planı’nı
yetkili makama sunmakla yükümlüdür.
3- Arıtma tesisi mevcut olup çalıştırmadığı
tespit edilen kurum/kuruluş ve işletmelerde,
atıksu arıtma tesisinin çalıştırılması ve
istenilen deşarj limitlerinin sağlanması
için usulüne uygun tanzim edilmiş tutanakla
işletmeye 2-7 gün süre verilir. Bu süre
sonunda arıtma tesisinin çalıştırılmadığı
veya istenilen deşarj limitlerinin
sağlanmadığı belirlendiği taktirde Çevre
Kanunu’nun 8. Maddesinin 2. Fıkrasına göre
cezai işlem yapılır.
4- Arıtma tesisi mevcut olan kurum/kuruluş
ve işletmeler için atıksu debileri ile
orantılı ve düzenli olarak yapmaları gereken
analiz sonuçlarının son 3’üne bakılarak
SKKY’de ilgili sektör için verilen
limitlerin üzerinde deşarj yapıldığı tesbit
edilirse, Çevre Kanunu’nun 8 Maddesinin 1.
fıkrasına göre işlem yapılır. İstenilen
deşarj limitlerini sağlaması için 1-3 ay
süre verilir.
5- Üretimi neticesinde endüstriyel atıksu
oluşturmayan ve kanalizasyon sistemi
bulunmayan ve inşaası mümkün olmayan
yerlerde bulunan kurum/kuruluş ve
işletmelerde SSKY Teknik Usuller Tebliği’nin
2. Maddesi çerçevesinde gerekli önlemler
alınacaktır. Alınmadığı taktirde Çevre
Kanunu’nun 8. Maddesinin 1. fıkrasına göre
işlem yapılır. İşletmeye gerekli önlemleri
alması için 1-3 ay süre verilir. Eğer,
anılan kuruluş veya işletme kapasite itibarı
ile veya alıcı ortamın özelliğine bağlı
olarak arıtma tesisi kurmakla yükümlü ise;
Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin Tablo
21’de yer alan deşarj limitlerini sağlayacak
şekilde arıtma tesisi kurmaya icbar edilir.
Buna uyulmadığı taktirde Çevre Kanunu’nun 8.
Maddesi 1. Fıkrasına göre işlem yapılır.
İşletmeye arıtma tesisi kurması için 3-6 ay
süre verilir.
6- SSKY Numune Alma ve Analiz Metodları
Tebliği’ne göre kurum/kuruluş ve işletmeler
arıtma tesisi çıkış sularında debileri ile
orantılı olarak numune almak, analiz etmek
ve atıksularının özellik ve miktarlarına
ilişkin bilgileri belgelemekle yükümlüdürler
. Bilgiler düzenli olarak yetkili makama
sunulacaktır. Atık sularının özellik ve
miktarlarının kayıt edildiği işletme defteri
son işletme gününden geriye doğru en az son
üç yıllık verileri içerecek ve SSKY’de
tanımlanan idarelerin işletmeye yapacağı
denetimlerde istek üzerine gösterilecektir.
Aksi hallerde Çevre Kanunu’nun 12.maddesinin
2. Fıkrasına göre işlem yapılır.
7- Denetleme işlemleri ile ilgili olarak
yapilan deney ve ölçümlerin masraflari
kirleten kuruluş ve işletmeler tarafindan
karşilanir ve alinan makbuzun bir örnegi
yetkili makama sunulur. Aksi hallerde
faaliyet durdurma dahil her türlü cezai
işlem uygulanabilir.
8- Verilen süre sonunda yukarıdaki esaslara
uymayan kurum/kuruluş ve işletmelere Çevre
Kanunu’nun 2.Maddesi uyarınca para cezaları
bir katı arttırılarak verilir.
CEZALARIN TAHSİLİ
Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre
yapılan denetimler sonunda 2872 sayılı Çevre
Kanunu’ndaki yasaklara aykırı hareket
edenler ve bu Kanunda belirtilen
yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında
aşağıdaki esaslar dikkate alınarak cezai
hükümleri uygulanır. Çevre Kanunu’nun
24.maddesine göre cezalar doğrudan doğruya
mahallin en büyük Mülki Amiri tarafından
verilir. Bu cezalar 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsili Usulü hakkında kanun
hükümlerine göre Mal Memurluğu tarafından
tahsil edilir. Makbuz karşılığında tahsil
edilen para cezaları için Mal
Memurluklarınca kullanılan makbuz olup,
ayrıca Çevre Bakanlığı’ndan matbu bir makbuz
istenmesi ve kullanılması sözkonusu
değildir. Yatırılan bu cezalar Çevre
Kanunu’nun 18 maddesinin j fıkrasına göre
Çevre Kirliliğini Önleme Fonu’nun
gelirlerinden biridir.
ÇEVRE BAKANI
NOT:Anılan
cezaların 1998 yılındaki uygulama esasları
“Yasal Yaptırımlar“ kısmında verilen
7.8.1998 tarih ve 98/9 sayılı Ceza
Genelgesi’nde verilmektedir. Bu nedenle bu
genelgede belirtilen 1994 yılına ait ceza
miktarları verilmemiştir.
27.9.1994/5516 sayılı Genelge
Bilindiği gibi 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun
8’inci maddesi ile her türlü atık ve artığın
çevreye zarar verecek şekilde ilgili
yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve
yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı
biçimde alıcı ortama verilmesi, depolanması
ve uzaklaştırılması yasaklanmış olup,
kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda
ilgililer kirlenmeyi önlemek; kirlenmenin
meydana geldiği hallerde kirleten kirlenmeyi
durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek
veya azaltmak için gerekli tedbirleri
almakla yükümlü kılınmışlardır.
Aynı Kanunun 15 ‘inci maddesinde ise;
yasaklara aykırı hareket eden veya kanunla
belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen
kurum, kuruluş ve işletmelere mahallin en
büyük mülki idare amiri tarafından bu
yasaklara aykırı faaliyeti düzeltmek ve
kanunda belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmek üzere esasları yönetmelikle
belirlenen yeteri kadar bir süre verileceği,
bu süre sonunda bunları yapmayanların
faaliyetlerinin kısmen veya tamamen süreli
veya süresiz olarak durdurulacağı hükmü
yeralmaktadır.
2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun
olarak, ülkenin yeraltı ve yerüstü su
kaynakları potansiyelinin her türlü kullanım
amacıyla korunması, su kirlenmesinin
önlenmesi, su kirliliğinin kontrolü
esaslarının belirlenmesi için gerekli olan
hukuki ve teknik esasları ortaya koymak
amacıyla “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği“
04.9.1988 tarih ve 19919 Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik ile su kirliliği kontrolü
açısından her türlü kirletici kaynağın bir
izin belgesine bağlanması esas altına
alınmış olup (madde3), alıcı su ortamına
yapılacak atıksu deşarj izni ile ilgili
düzenlemeler 37’inci maddede belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmeliklerin
açık hükümlerine rağmen, çok sayıda tesis ve
işletmelerin arıtma tesislerini
kurmadıkları, deşarj izin belgesi
almadıkları, ilgili idare tarafından
uyarılmadıkları veya haklarında yasal
işlemlerin uygulanmadığı, gerek Bakanlığımız
elemanlarınca yerinde yapılan denetimlerden
gerekse yazılı ve sözlü şikayetlerden
üzülerek tesbit edilmektedir. Bu durum başta
su kaynaklarımız olmak üzere çevre
değerlerimizin giderek yok olmasına veya
kullanılamaz hale gelmesine sebep
olmaktadır.
Bugün olduğu kadar gelecek nesillerimiz
içinde büyük önem arz eden yeraltı ve
yerüstü su kaynaklarımızın daha fazla
kirlenmesinin önlenerek yararlı kullanım
amaçlarına göre korunması amacıyla Çevre
Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki
443 sayılı K.H.K.’nin 2’nci maddesi ile
verilen yetkilere dayanılarak Bakanlığımızca
aşağıda belirtilen tedbirlerin alınması
gerekli görülmüştür.
1. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ne göre
arıtma tesisi kurarak “Deşarj Izni
Belgesi” alan tüm kurum kuruluş ve
işletmelerin sürekli denetlenerek aritma
tesislerini gerektigi gibi çaliştirmalarinin
saglanmasi, buna uymayanlar hakkinda
kamu/özel sektör ayirimi yapilmaksizin yasal
işlemlerin uygulanmasi ,
2. Deşarj izin belgesi almak amaciyla
yapilan müracaatlarin Su Kirliligi Kontrol
Yönetmeligi hükümleri çerçevesinde Mahalli
Çevre Kurullarinda ivedi olarak görüşülerek
durumlari uygun olanlarin işlemlerinin
bitirilmesi uygun olmayanlarin ise
eksiklerini tamamlamalari için tebligat
yapilmasi,
3. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ne göre
arıtma tesisi kurmak ve “Deşarj Izin
Belgesi” almak yükümlülüğünde olan,
ancak bugüne kadar bu yükümlülüğü yerine
getirmeyen kurum, kuruluş ve işletmelerin
tesbit edilmesi,
4. Sözkonusu tesislere Yönetmelik’te
belirtilen esaslar çerçevesinde kuracakları
arıtma tesisleri için iş termin planlarını
hazırlayarak Noter kanalı ile taahhütte
bulunmaları için ivedi olarak tebligat
yapılması,
5. Arıtma tesisi inşaatıyla ilgili iş termin
planı alınan kurum, kuruluş ve işletmelerin
listelerinin 28 Ekim 1994 tarihine kadar
Bakanlığımıza gönderilmesi ,
6. Arıtma tesisi inşaatıyla ilgili iş termin
planı alınan kurum, kuruluş ve işletmelerin
durumlarının, Mahalli Çevre Kurulları
bünyesinde oluşturulacak bir komite
tarafından değerlendirilmesi, iş termin
planı vermeyen ve/veya taahhüdü uygun
görülmeyenlerin faaliyetlerine son
verilmesi,
7. İş termin planı uygun bulunanların ise
ekte verilen form çerçevesinde takip
edilerek her dört ayda bir Bakanlığımıza
bildirilmesi, taahhüdünü yerine
getirmeyenler hakkında yasal işlemlerin
yapılması gerekmektedir.
Süresi içinde gereğinin yapılması hususunu
önemle rica ederim.
ÇEVRE BAKANI
21 MART 1995
1995/3 sayılı genelge
Ülke olarak turizm potansiyelini oluşturan
dogal, kültürel ve tarihi zenginliklerimizin
çeşitliligi ve zenginligi nedeniyle
yurdumuzdaki iç ve diş turizm hareketleri
devamli artmakta, bunun dogal bir sonucu
olarak turizm giderleri ülkemiz ekonomik
giderleri arasinda her geçen gün daha önemli
bir yer tutmaktadir.
Turizm aktivitelerinin yöreye ve ülkeye
sağladığı ekonomik katkısının yanı sıra bu
aktivitelerin, çevre değerleri göz ardı
edilerek sürdürülmesi sonucu, turizmin
kendisini oluşturan doğal, kültürel ve
tarihi potansiyeli de ortadan kaldırdığı tüm
dünyada kabul edilen bir gerçektir.
Ülkemiz turizm giderlerinin yaklaşik %
25’ini oluşturan yat turizmi aktivitelerinin
ekonomimize katkisi hiçbir şekilde göz ardi
edilemez. Fakat yerinde yapilan inceleme ve
denetleme çalişmalarimizda tespit edildigine
göre; yat turizmine hayat veren çok az
sayida işletmenin çevre bileşenlerini de
dikkate alarak faaliyet gösterdigi
gözlenmiştir .
Bilindiği üzere 2872 sayılı çevre Kanununun
8. Maddesi ile; her türlü atık ve artığın,
çevreye zarar verecek şekilde ilgili
yönetmeliklerde belirlenen standrtlara ve
yöntemlere aykırı olarak doğrudan veya
dolaylı biçimde alıcı ortama verilmesi,
depolanması, taşınması, uzaklaştırılması ve
benzeri faaliyetlerde bulunulması
yasaklanmış olup, kirlenme ihtimalinin
bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi
önlemekle, kirlenmenin meydana geldiği
hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak,
kirlenmenin etkilerini gidermek veya
azaltmak için gerekli tedbirleri almakla
yükümlü kılınmışlardır .
Bütün dünyada kabul gören ve uygulama
çalışmaları gerek ulusal gerekse
uluslararası boyutta sürdürülen sürekli ve
Dengeli Kalkınma Politikası ilkeleri
çerçevesinde 1994/26 sayılı Başbakanlık
Genelgesi ile oluşturulan Yürütme Kurulu’nda
alınan, deniz ve kıyı kirliliğinin önlenmesi
turizm potansiyelini oluşturan değerlerin en
rasyonel şekilde kullanılması kararlarının
uygulamaya geçirilmesi amacıyla; Çevre
Bakanlığı’nın kuruluş ve görevleri
hakkındaki 443 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname’nin 2. Maddesi ile verilen
yetkilere dayanılarak, Bakanlığımızca
marina, yat bağlama, yat çekek ve benzeri
hizmet veren yerlerde aşağıda belirtilen
tedbirlerin acilen alınması gerekli
görülmüştür.
1-Su alıcı ortamlarında ötrofikasyonun
önlenmesi ve kirletici yüklerinin
azaltılması amacıyla biyolojik olarak
indirgenebilir temizlik malzemelerinin
kullanılması gerekmektedir . Bu nedenle
tekne temizleme işlemlerinde çözünürlük
özelliği LAB’lı deterjanlardan daha yüksek
olan etoksilatlı temizleyiciler veya sabun,
arap sabunu gibi temizlik maddelerinin
yanısıra fosfat içermeyen deterjanların
kullanılması.
2-Marina ve benzeri yerlerdeki satış
merkezlerinde, yukarıda belirtilen
özellikleri taşımayan çevreye zararlı
temizlik malzemelerinin satışının
yasaklanması,
3-Yatların sintine sularının alınması için 3
ton kapasiteli hareketli ve dalgıç pompalı
konteynerin, atık yağlar için atık yağ
toplama konteynerinin bulundurulması ,
4-Katı atıklar için bu yerlere yeterli sayı
ve aralıklarla çöp kutularının konması ve
bütün evsel katı atıkların toplanabileceği
çöp konteynerinin bulundurulması,
5-Toplanan sintine suları, yağlar, çöpler ve
marina içi hizmet veren birimlerden
kaynaklanan evsel atık suların çevreye zarar
vermeyecek şekilde bertarafını sağlayacak
tesislerin kurulması veya yörede bu amaçlar
için hizmet veren yerlere taşınımının
sağlanması,
6-Teknelerin su batmanı kısmına deniz
canlılarının yapışmasını engellemek için
sürülen boyalardan aktif bakıroksit
içermeyenlerin kullanılması ve bu amaçla
yapılan temizleme işlemlerinde kimyasal
maddeler yerine basınçlı su makinalarının
kullanılması gerekmektedir .
Bu Genelge’de belirtilen hususların
ilgililere tebliğ edilerek, gereğinin
yapılması hususunu arz/rica ederim .
ÇEVRE BAKANI
26 Nisan 1996 (1014-2481)
İLGİ:a) 21.12.1993 tarih ve 2810-8825 sayılı
genelge
b) 27.09.1994 tarih ve 1640-5516 sayılı
genelge
Bilindiği gibi 2872 sayılı Çevre Kanunu her
türlü atık ve artığın ilgili yönetmeliklerde
belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı
olarak alıcı ortamlara verilmesini
yasaklamış olup, yasaklara aykırı hareket
eden veya kanunla belirtilen
yükümlülüklerini yerine getirmeyen kurum,
kuruluş ve işletmelerin mahallin en büyük
mülki idare amiri tarafından; para cezası
dahil faaliyetlerin kısmen veya tamamen
süreli veya süresiz olarak durdurulacağı
hükümlerini getirmektedir.
2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun
olarak hazırlanan ve 19919 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Su
Kirliliği Kontrol Yönetmeliği” ile, ülkenin
yeraltı ve yerüstü su kaynakları
potansiyelinin her türlü kullanım amacıyla
korunması, su kirliliğinin kontrolü için
gerekli olan hukuki ve teknik esaslar
düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmeliklerin
açık hükümlerine rağmen uygulamada görülen
aksaklıklar nedeniyle Bakanlığımızca
Turistik tesislere yönelik ilgi (a) ve bütün
tesis ve işletmelere yönelik ilgi (b)
genelgeler yayınlanarak; sözkonusu
işletmelerin arıtma sistemlerini kurmaları,
mevcut olanların düzenli çalıştırılmalarının
sağlanması için denetimlerin sürdürülmesi,
aykırı hareket edenler hakkında yasal
işlemlerin uygulanması yönünde talimat
verilerek, yapılan çalışmalarla ilgili
raporların periyodik olarak Bakanlığımıza
bildirilmesi istenmiştir.
Geçen süre içinde bu konularda memnuniyet
verici ilerlemeler kaydedilmekle birlikte;
gerek Valiliklerce Bakanlığımıza gönderilen
raporların incelenmesinde, gerekse
Bakanlığımızca yapılan denetimler yanında
tarafımıza ulaşan şikayet dilekçeleri ve
basın yayın organlarında yer alan çeşitli
haberlerden henüz istenilen düzeye
ulaşılmadığı görülmektedir.
Su ve deniz kirliliğinin önlenmesi ve
kontrolü yönünde bugüne kadar yapılan
çalışmaların değerlendirilebilmesi, bundan
sonra yapılacak denetimlerin bir sistem
dahilinde yürütülebilmesi ve zaman zaman
Bakanlığımızca yapılacak denetimlerde de
kullanılması amacıyla;
- İliniz dahilinde ilgi (a) ve (b)
genelgelerimiz kapsamına giren mevcut
tesislerle ilgili bilgilerin yazımız ekinde
yer alan Tablo 1 ve Tablo 2’ye işlenerek
1996 Mayıs ayı sonuna kadar,
Turistik ve dinlenme amaçlı tesislere
yönelik yapılan aylık denetimlerin Tablo 3,
diğer tesislerde yapılan aylık denetimlerin
ise Tablo 4’e işlenerek her ayın sonunda,
Bakanlığımıza gönderilmesi gerekmektedir.
Yaklaşan yaz mevsimiyle birlikte, su
tüketiminin artmasi yaninda, yagiş
miktarlarinin da azalacagi dikkate alinirsa,
su kirliliginden kaynaklanan sorunlar ülke
düzeyinde hissedilir boyutlara ulaşacak ve
her geçen gün çevre bilinci artan kamuoyunun
gündeminde yerini alacaktir. Ayrica yaz
mevsimiyle birlikte başta Ege ve Akdeniz
olmak üzere bütün sahillerimizde iç ve diş
turizm aktiviteleri artmakta olup, yerleşim
birimlerinde normal nüfusun çok üzerinde bir
yogunlaşma olmaktadir. Oluşacak çevre
kirlenmesi olaylari bir yandan
vatandaşlarimizin huzur ve sagligini
etkilerken bir yandan da başta Yunanistan
olmak üzere turizm alaninda rekabete
girdigimiz çeşitli ülkeler tarafindan geçmiş
yillarda oldugu gibi ülke turizmini
baltalamak amaciyla istismar konusu
edilebilecektir.
Bu nedenle ilgili kanun ve yönetmelikler
çerçevesinde hazırlanan ilgi (a) ve (b)
genelgelerimizde değinilen konuların
titizlikle takip edilmesi, bunlara
uymayanlar hakkında her türlü yasal
işlemlerin taviz verilmeden uygulanması
hususunun bir kez daha hatırlatılması; bugün
olduğu kadar gelecek nesillerimiz için de
büyük önem arz eden yer altı ve yerüstü su
kaynaklarımızla denizlerimizin daha fazla
kirlenmesinin önlenerek, yararlı kullanım
amaçlarına göre kullanılabilmesi açısından
büyük önem arz etmektedir.
ÇEVRE BAKANI
30 ocak 1997
1997/4 sayılı genelge
2872 sayılı Çevre Kanunu’na bağlı olarak
çıkarılan 04-09-1998 tarihli ve 19919 sayılı
Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren
Su kirliliği kontrolü yönetmeliği içme ve
kullanma suyu temin edilen kıtaiçi yüzesel
su kaynaklarının korunabilmesi için
uygulanacak planlama esaslarını,
sınırlamaları ve yasakları düzenlemektedir.
Bu kapsamda maksimum su seviyesinden
itibaren 300 metreye kadar olan alan Mutlak
koruma alanı, 300 metreden 1000 metreye
kadar olan alan kısa mesafeli koruma alanı,
1000 metreden 2000 metreye kadar olan alan,
orta mesafeli koruma alanı, 2000 metreden
itibaren havza sınırı sonuna kadar olan alan
ise uzun mesafeli koruma alanı olarak
belirlenmiştir. Bu alanlarda uyulması
gereken hususlar yönetmeliğin 17, 18, 19 ve
20.inci maddeleriyle belirlenmiştir.
Yönetmeliğin ilgili maddelerinde yer alan
açık hükümlere aykırı olarak, içme ve
kullanma suyu temin edilen göl, gölet, baraj
ve rezervuarların çevresinde çeşitli
yapılaşmaların devam ettiği, çöp ve moloz
gibi maddelerin döküldüğü, su kaynaklarına
veya bunları besleyen akarsulara evsel ve
endüstiyel nitelikli kirli suların deşarj
edildiği, bunların sonucu su kaynaklarının
aşırı derecede kirlendiği veya kirlenme
tehdidi altında kaldığı tesbit edilmektedir.
Son derece kısıtlı olan içme ve kullanma
suyu kaynaklarımızın kirlenmesi bir yandan
halk sağlığını olumsuz yönde etkilerken ,
bir yandan da giderek artan nüfusumuzun
yeterli ve sağlıklı su teminini
zorlaştırmaktadır.
Bugün olduğu kadar gelecek nesillerimiz
içinde hayati öneme sahip olan içme ve
kullanma su kaynaklarımızı korunması ve
kirlenmesinin önlenmesi için aşağıdaki
tedbirlerin alınması ve titizlikle
uygulanması gerekmektedir.
1-)Su kaynaklarından etkin bir biçimde
yararlanılabilmesi için bu kaynakların
kullanım alanlarının önceden hazırlanmış bir
havza planı uygun olarak bilinmesi
gerekmektedir. Su Kirliliği Kontrolü
Yönetmeliğinin 5. Maddesi havza planlarının,
havzadaki ilgili valiliklerce ve ilgili
Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüklerince
yapılmasını öngörmektedir. Bu itibarla halen
planı bulunmayan havzalarda bu çalışmalar
ivedilikle başlatılarak
sonuçlandırılmalıdır.
2-)İçme ve kullanma suyu rezervuarlarının ve
benzeri su kaynaklarının korunmasına yönelik
Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği 16, 17,
18, 19 ve 20.inci maddeleriyle getirilen
sınırlama ve yasakların titizlikle takip
edilerek uygulanması sağlanmalıdır. Bunlara
uymayanlar hakkında kamu - özel sektör
ayrımı gözetmeksizin yasal işlemler
yapılmalıdır.
3-)Su kaynaklarının korunmasında, kaynağın
sınırları içinde yer aldığı mülki amirlikler
ve Büyük şehirlerde ise Büyükşehir
Belediyelerince kurulmuş bulunan su ve
kanalizasyon idareleri yetkili ve
sorunludurlar. Ayrıca 1593 sayılı Umumi
Hıfzısıhha Kanunu, su kaynağı kendi
sınırlarının dışında da olsa, suyu kullanan
belediyelere kaynağı koruma da yetki ve
sorumluluk verilmektedir. Bu nedenle içme
suyu kaynaklarının korunmasında gereken
hassasiyetin gösterilmesi yanlış ve yasal
olmayan planlama ve yapılaşmalara fırsat
verilmemesi ve kaçak faaliyetlerin
izlenebilmesi ve denetlenebilmesi için
ilgili idarelerce; İçme suyu havzaları
koruma birimleri ile yeterli personel, araç,
gereç ve ekipmanlara sahip gece ve gündüz 24
saat hizmet verebilecek denerim ekiplerinin
kurulması gerekmektedir.
Uygulamanın bu esaslar doğrultusunda
sürdürülmesi ve yapılan çalışmalar hakkında
3 ayda bu Bakanlığımıza bilgi verilmesi
hususunda gereğini önemle rica ederim.
ÇEVRE BAKANI
21.8.1997
97/14 sayılı genelge
Ülke ekonomimize büyük katkılar sağlayan
deri sanayi sektörü, büyüme süreci içinde
çevremizin korunması ve kirliliğin
önlenebilmesine ilişkin mevzuat çerçevesinde
her türlü tedbiri alması ve çevre ile uyumlu
faaliyetlerde bulunması, ortak varlığımız
olan çevre değerlerimizin korunması
açısından olduğu kadar, kalkınma
hamlelerimizin sürdürülebilirliği açısından
da büyük önem arz etmektedir .
Bir zanaat dalı olarak, kökleri çok eskilere
dayanan deri sanayi sektörü, ülkemizde son
yıllarda hızlı bir büyüme göstermektedir .
Yine sanayileşmenin planlı ve dengeli
gelişmesinde önemli bir araç olan Organize
Sanayi Bölgeleri uygulamaları, yurdumuzun
çeşitli yörelerine yayılarak sayıları her
geçen gün artmaktadır .
Bakanlığımızca, ülkemizdeki mevcut deri
işletmeleri ve Organize Sanayi Bölgelerinin
faaliyetlerinin çevre ile uyumluluğu
hususunda yapılan genel bir değerlendirme
sonucu aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.
1-)Çeşitli şehirlerimizin içinde veya çok
yakinlarinda genellikle atölye tipi küçük
işletmeler halinde başlayan deri işletme
faaliyetleri zamanla kapasite ve sayi olarak
artarak küçülmüştür
2-)Bu işletmeler , plansiz gelişmenin dogal
sonucu olarak , sanayinin gerektirdigi
fiziki yerleşim alanlarina ve yeterli
altyapi imkanlarina sahip degildirler .
3-)Bir kısım şehirlerimizdeki deri
işletmelerinin, Deri Organize Sanayi
Bölgesine dönüştürülmesi yönünde karar
alınarak, yatırım programlarına girmiştir.
Ancak yatırım ödeneklerinin yetersizliği
yanında Devletten sağlanan kredi desteğine,
bölgede faaliyet gösteren işletmelerin katkı
sağlayamaması nedeniyle, inşaatların
tamamlanmaması ve buna bağlı olarak Organize
Sanayi Bölgelerine taşınmaları çok uzun
yıllar alacaktır.
4-)Arıtma sistemleri de dahil çevreye
ilişkin tedbirlerin alınmadan, Deri
işletmelerinin ve Organize Sanayi
Bölgelerinin mevcut haliyle faaliyetlerini
sürdürmesi halinde; su, hava ve toprak
ortamlarımızda telafisi mümkün olmayan
boyutlarda kirlenmeler meydana gelecek,
fiziksel ve görsel kirlilik yanında insan ve
çevre sağlığı olumsuz yönde etkilenecektir
5-)Uşak deri Sanayi atik sularinin Büyük
Menderes nehri ile tarimsal sulama amaçli
kurulan Ad |